AnasayfaPortalGaleriSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 YÖRESEL YEMEK ÇEŞİTLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ozturkweb
Site Sahibi
Site Sahibi
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 247
Yaş : 29
Nerden : S//A//N//D//I//K//L//I
İş/Hobiler : WEB DİZAYN-YAZILIM-DONANIM
Lakab : ÖZTÜRK WEB DİZAYN
TAKIMINIZ :
Kayıt tarihi : 30/01/08

MesajKonu: YÖRESEL YEMEK ÇEŞİTLERİ   Cuma Mayıs 23, 2008 12:22 am

YÖRESEL YEMEK ÇEŞİTLERİ
1.Galdırîk Gavurması: Galdırîk denen geniş yapraklı ot toplanır, yıkanır, bıçakla marul salatalığı biçiminde doğranır. Süzgece konur ve suyunun sarkması beklenir. Ateşte kaynayan suya dökülür. Yeterince haşladıktan sonra tekrar süzgece boşaltılır ve suyu iyice süzdürülür. Daha önceden ayrıca haşlanmış olan renkli fasulye(barbunya) ile belli bir oranda karıştırılır. Bu oran, yaklaşık yarı yarıya olur. Karışım bir kenara alınır. Tencereye soğan doğranır, yağ yakılır ve üzerine bu karışım dökülür. Ateş üzerinde bir müddet kavrulur. Servis yapılır. (Tuzu haşlanırken atılır).

2.Pancar Çorbası: Bahçeden, tarladan toplanan kara lahana seçilir, çürükleri ayıklanır; sonra sofra üzerinde bıçakla ince ince doğranır. Bazıları doğradıktan sonra yıkama yoluna giderler, ancak bu yanlış olup yıkama işini doğramadan önce yapmak gerekir. Çünkü bu şekilde yıkanınca, lahananın besin değeri düşmektedir.

Doğranan lahanaya göre ayarlanmış su, ateşe bırakılır. Su, kaba dökülmeden önce dibine yağ yakılır, soğan doğranır. Kaynama esnasında bu suyun içerisine, ayrıca haşlanmış olan renkli kuru fasülye ¼ oranında karıştırılır. Arkasından da doğranan lahana, bu suyun içine dökülür. Karıştırılır. Hemen arkasından biraz mısır unu kaşıkla çorbaya çalınır, yani karıştırılır. Tuzu, biberi atılır; bibersiz olanı pek rağbet görmez. Yirmi, yirmi beş dakika normal ateşte kaynatılarak pişirilir. Servise hazırlanır. Bu çorbanın içine mısır ekmeği doğrayarak yenir. Bu, bölge insanı için çok özel bir zevk ve özelliktir.

3.Yâlaş/Yağlaş: Üç türlü yâlaş vardır: Fırın darusu yâlaşı/ Gatık yâlaşı / Peynir yâlaşı.

a.Fırın darusu yâlaşı: Bunun adı, fırında kurutulmuş mısırın değirmende öğütülmesiyle elde edilen undan yapılmasından dolayı fırın darusu yâlaşı olmuştur. Bunun için önce fırın darusu ununun nasıl elde edildiğini görelim:

1930lu-40lı yıllarda gübre olmadığı, tarım usulleri iyi uygulanamadığı için halkın ekmek yapmakta kullandığı mısır çok az olmakta, ihtiyaca cevap vermemekte imiş. Esasen, anlatıldığına göre; halk bu yıllarda çok açlık çekmiş, burada adını verdiğimiz bir çok ot yemeğini de o zorlu yıllarda tespit etmiştir.

Bu verimsiz kıtlık yıllarında Yaz gelmesine rağmen yeni mısırın hala erginleşmemiş olmasından ve de eski mısırların tamamen bitmiş olmasından dolayı halk buna bir çözüm şekli getirmiş. Henüz yeterince olgunlaşmayan, değirmene götürülebilecek kadar kurumamış olan bu mısırları vaktinden önce toplayıp, sapından ve talaşından ayırarak köyün belli yerlerinde halk tarafından ortak yapılan fırınlarda kurutma ve sonra da değirmende öğütme yoluna gitmişlerdir. Adını ettiğimiz bu fırınlarda kurutma işlemi bir sıra dahilinde yapılmakta, mısır yanında keşkül denilen kabak kızartmaları da yapılmaktaymış.


Bu fırınlar, yerden 70-80cm. ağız hizası yüksekliğinde, tamamı ise 2-2,5m. yüksekliğinde olan, üzeri kubbe şeklinde, tamamen kesme taştan yapılmış yapılardır. Tabi bugün bunlar kullanılmamaktadır ve çoğu da yıkılmıştır.
Bu fırınlarda kurutularak değirmende öğütülen unun adı, fırındarusu unudur ve kendine özel bir tadı vardır.


Yeri gelmişken bu mısırların nasıl fırınlandığını, fırının nasıl yakıldığını da burada açıklayalım:
Fırının içi odunla doldurulur. Bu odunlar fırının ağız kısmına yakılan küçük ateşle tutuşturulur. Odunlar yanar, bol miktarda közü oluşur. Bu köz, demir tırmık ile fırının içine yayılır, bu vaziyette bir miktar bekler. Bu süre içinde fırının her yanı kızarır, ısınır. Bu duruma getirildikten sonra, içerdeki bütün közler tırmıkla çekilir ve fırının içi boşaltılır. Arkasından da genişçe yapraklı, yaş bir ot olan yîdin demeti, uzunca bir ağacın tepesine sarılarak bu saplı süpürge ile fırının içi bir kez daha elden geçirilir, süpürülür ve tertemiz yapılır. Süpürme sırasında, arada bir, ikinci bir kişi yeşil süpürge üzerine bir miktar su serper ve ıslatır ki, böylece kalabilecek olan bütün kül artıklarının temizlenmesi sağlanır.
Tarladan toplanmış, sapından ve koçanından ayıklanmış baş mısırlar, fırına doldurulur. Genellikle gelder denilen araçla ölçülü olarak doldurulur. Sonra fırının ağzı kapaklanır. 15-20 dakika sonra kapak biraz açılır ve fırının acı buğu alınır. Yani yaş mısırdan çıkan su buharı dışarı atılır. Sonra fırının ağzı tekrar kapaklanır ama bu kez kapağın kenarları yapışkan bir çamur ile macunlanır, iç kısmın dışarı ile teması kesilir, soğuma yavaşlatılmış olur. Bundan sonra, tekrar birer saat ara ile kapak yine açılır ve biriken su buharı dışarı alınır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ozturkweb.deyiz.biz
gecelerin_yargici
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 285
Yaş : 26
Nerden : BİRCAN ÖZTÜRK
İş/Hobiler : ÖZTÜRK BİLGİSAYAR WEB DİZAYN ( HTML,ASP , FLASH,GRAFİK TASARIM , LOGO TASARIM,HOSTİNG...)
Lakab : ozturkbircan03@hotmail.com
TAKIMINIZ :
Kayıt tarihi : 02/02/08

MesajKonu: Geri: YÖRESEL YEMEK ÇEŞİTLERİ   Salı Haz. 03, 2008 10:26 pm

Teşekkürler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
YÖRESEL YEMEK ÇEŞİTLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Marmara Üniversitesi
» EN GÜZEL YEMEK VE SALATA TARİFLERİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: GENEL KÜLTÜR :: Kültür-
Buraya geçin: